• Anasayfa
  • Acil
  • Albüm
  • Videolar
  • Ziyaretçi Defteri
  • Destekçilerimiz
Twitter'de izle
Anamenü
  • Anasayfa
  • Doğaya Döndürdüklerimiz
  • Basında Biz
  • İlk Yardım
  • Zehirlenmeler
  • İletişim
Rehabilitasyon Nedir?
  • Tanım
  • Etik Kurallar
  • Ülkemizdeki Durum
  • İzlenecek Yol
  • Hastalıklar ve Tedavi
  • Rehabilitasyon
Tehditler
  • Yasadışı Avcılık
  • Yasadışı Hayvan Ticareti
  • Yaşam Alanlarının Tahribi
  • Pestisitler
  • Soğuk Çarpması
Yaban Hayatımız
  • Yaban Hayatımız
  • Türkiye'nin Bitki Çeşitliliği
  • Türkiye Kuş Listesi
  • Türkiye Memeli Listesi

Yavru kaya sansarları doğaya döndü

 

2009’un bahar aylarında iki kaya sansarı yavrusu ulaştırıldı bize ( Vet.Hek.Nilay Tezsay-Vet.Hek. Ahmet Emre Kütükçü ). 6 haftalık olan erkek sansar “Curi Cu”yu 24 Nisan’da Taksim-Cihangir’de Gönül Hanım’dan teslim aldık, üzerinden tam bir ay geçtikten sonra yeni bir bebek daha geldi. 25 Mayıs’ta yeni bir öksüz kaya sansarı yavrusunun bulunduğunu haber aldık ve  Avcılar’dan “Selin Su” ismini verdiğimiz yaklaşık 7 haftalık olan bir dişi yavru sansar teslim aldık. Yavrular ilk geldiklerinde sütten kesilmemişlerdi ve özel bakıma ihtiyaç duyuyorlardı. Onlarla sürekli ilgilenmek gerekiyordu. Bu 2 sevimli yavru için annelik görevini severek aldık, onlar için gecede bir kaç uyanmak gerekiyordu. Sabah genel temizlik ve beslemek yaklaşık 4 saat alabiliyordu ve daha sonra rutin olarak neler yaptıklarını takip ediyorduk. Hareketli olmaları, her hangi bir halsizlik belirtisi olup olmadığını gözlemlemek önemlidir. Herşey yolunda gidiyordu. Kalsiyum, vitamin takviyelerini, güneş banyoları yaptırdık. Oyalanmaları için oyuncak verdik. Bebekler bir nesneye, havluya sarılmayı sever, eğer başka bir kardeşleri varsa kulaklarını emerler. Onları izlemek keyiflidir, fakat mesafeli olunmalıdır. Onlar yabani kalmak zorunda, az ilgi gösterilmeli ve iyi gözlem yapılmalı.

Kaya sansarı yavruları büyüdüğünde aşılarını yaptık. İkinci aşamaya yani rehabilitasyon sürecine geçtiğimizde hareketlerine oranla, bulundukları alanı genişletmek gerekiyordu. 10 Haziran günü kullanılmayan boş evimdeki odalara yerleştirdik, orada özgürce koşturma fırsatı buldular. Evin içinde sansarların doğal ortamlarına uygun düzenlemeler yapıldı. Saklanmayı çok sevdikleri için kontraplaklar ve çeşitli ebatlarda borular, değişik kaplar yerleştirildi. Yiyecekler daha çok et ağırlıklı olmaya başladı. Bu süreçte obur yavrular için sürekli et depoluyorduk. Çeşitli oyunlarla, avlanma güdülerini test ediyorduk. Hareketli olan herşey çok duyarlıydılar. 3 Temmuz’da Terkos gölü civarında onları doğaya saldık. 2 tane oldukları için yaşama şansları yüksekti çünkü yaban hayatına dahil oldukları ilk gün birbirlerine destek olacaklarını biliyorduk.

 

Curi Cu ve Selin Su’nun bulundukları ortama hemen yayılan kendine has aromatik kokularını halen anımsıyoruz, her temizliğin ardından onların sinen kokusu sebebiyle yanımıza gelen kişiler kokudan kaçabiliyorlardı. Herşeye rağmen onların büyüdüklerini, aktif hareketlerini görmüş olmak, bizim için büyük bir mutluluktu. Umuyoruz ki halen doğaananın kucağındadırlar.

Bugüne kadar farklı kişilerden, milli parklardan aldığımız duyumlara gore, Beşiktaş, Eminönü, Fatih, Alibeyköy ve çevresinde görülüyorlar. Herkes ilk gördüğünde gelincik olduklarını zannediyor, İstanbul’da özellikle cami ve gıda dükkanları çevresinde gece saatlerinde rastlanabiliyor. Sansarlar bu saatlerde etrafta dolanan fareleri avlamak için oldukça aktiftirler. Bir kuytuda yavrularını saklarken bir ziyaretçi tarafından rahatsız edilirse oldukça tehlikelidirler, size saldırabilirler. Yetişkin kaya sansarları rahatsız edilmemelidir. Bir yerde yavru sansar görürlerse, annesinin yakınlarda olabileceğini düşünmeli ve 3-4 saat kadar gözlemlemeleri gerekir. Belki anne, yavrularıbir yerden başka bir yere sırayla taşıyordur. Eğer anne hiç gelmiyorsa, yavru alınmalıdır. Yabani yavrulara bir kez dokunup onu yerine bırakırsanız, anne üzerine sinen insan kokusunu hissederek yavrusunu parçalayabilir. Bu nedenle heves uğruna bu yavrulara dokunmayalım, önce yardıma muhtaç olduklarına emin olmalıyız. Sansar ya da yabani türleri yanınıza aldığınız anda, bağlı bulunduğunuz ildeki “İl ve Çevre Müdürlüğü”ne haber verme zorunluluğu vardır, onlar kişiye ait değildirler. 

Sansarların insanlara yakın yerlerde barınmaları sebebiyle, hep zararlarından bahsedilir. Oysaki sansarlar olmasa şehirler fareyle dolup taşardı. Arabaların altına girerek kabloları yedikleri için Almanya’daki yeni arabalarda arabalarda sansar koruması vardır. Tavuk bakılan yerde sansarların bu tavukları boğduğu da duyulmuştur, bu nedenle pek sevilmezler. 

 

Copyright © 2009 KuzeyDoğa Derneği
Her Hakkı Saklıdır