Köpek saldırısına uğrayan kirpi doğaya bırakıldı
Yılan kartalını doğaya saldık![]() Fethiye Ölüdeniz'de bitkin ve uçamaz halde bulunan ve on gün önce bize ulaştırılan yılan kartalını ( Circaetus gallicus ) tedavisini tamamladıktan sonra 11. 07.2006 itibariyle Büyükçekmece'de doğaya saldık. Bu hayvanı bize ulaştıran Mehmet Dursun ve arkadaşlarına ve Metro Turizm'e duyarlılıklarından ötürü, yılan kartalını beraber doğaya saldığımız Volkan Tuncay, Özgür Şimşek ve Bora Aktan'a araç desteği ve duyarlılıklarından ötürü teşekkürlerimi sunarım. ![]()
Kızıl akbabayı doğaya saldık
![]() Kızılakbaba gibi büyük akbabalar uçabilmeleri için hava akımlarına ihtiyaç duyarlar. Ayrıca kanatlarında ki tüm tüylerin kuru olması gerekir. Tek bir damla su bile onun uçamsını olumsuz etkiler. Bir süre bekledikten sonra onu uçmaya teşvik etmek için kucağıma alıp tepeden aşağı bıraktım. İlk başta kısa turlar atıp yakındaki kayalığa kondu. Sonra onu tekrar aşağı bıraktım. Bu kez uzun bir uçuştan sonra yüksekte bir kayaya kondu. Bizde onu yabanhayata kazandırmanın mutluluğuyla İstanbul'a doğru yola çıktık. Gökhan Tan 'a duyarlılığı ve özverisnden dolayı ,Okan Koçyiğit'e misafirperverliği ve duyarlılığından dolayı ve yıllardır çalışmalarımıza destek veren Atlas dergisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Göç yorgunu kızıl akbaba
|





Bu kirpimiz ( Erinaceus concolor ) 19.10.2006 tarihinde Ataköy 2.kısımda Ayhan Atakol tarafından bulundu. İlk müdahalesi Vet. Hek. Sedat Yalın tarafından yapıldıktan sonra bize ulaştırıldı. Vücudunda köpek ısırığı sonucu oluşmuş yaralar vardı. Ayrıca arka bacaklarında felç tablosu şekillenmişti. Uyguladığımız 10 günlük tedavi sonrası tekrar eski haline kavuştu. 29.10.2006 tarihinde Silivri’nin Danamandıra köyü yakınlarındaki ormanlık alanda tekrar doğaya bıraktık.


18 Mayıs perşembe günü hasta bir akbaba bulunduğuna dair telefon ihbarı aldığımda çok şaşırmıştım. İstanbul'da akbaba bulunması pek de alışıla gelmiş bir durum değildi. Aynı gün akbaba İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner ve Mezbahalar Müdürlüğü'nden Mehmet Kuşçu tarafından fakültemize getirildi. Karşımda duran ihtişamlı görünüşüyle genç bir kızıl akbaba ( Gyps fulvus )'ydı. Bu kızıl akbabanın hikayesi oldukça ilginçti. Bir gün önce Çeliktepe'de bir apartman boşluğunda bulunmuştu. Anlaşılan göç sırasında geçirdiği enfeksiyon sonucu bitkin düşmüştü. Apartman sakinlerinin ihbarı üzerine belediye görevlileri tarafından kurtarılan kızılakbaba bir gün sonra bize ulaştırıldı. Genel durumu bozuk görünen akbaba uzun süre beslenemediği için kaşektik görünümdeydi. Bağırsak enfeksiyonu belirtileri gösteriyordu ve dehidre haldeydi. Hemen tedavisine başladık. Bir haftalık antibiyotik ve sıvı tedavisinden sonra kendini toparladı. Artık günde iki tavuk yiyordu. 15 gün süren bakımdan sonra onu doğaya salabileceğimize karar verdik. 
İstanbul üzerinden heryıl tektük de olsa kızılakbabalar (Gyps fulvus) da göç ediyor. Bunlardan biri malesef hasta düşüp bir apartmanın çatısına konmuş oradan da apartman boşluğuna düşmüş. Burada birkaç gün mahsur kalan kızılakbaba büyükşehir belediye ekipleriyle beraber kurtarıldı. Uyguladığımız antibiyotik ve sıvı tedavisi sonrası durumu iyileşti ve kısa süre sonra yeniden doğaya dönecek. Ancak bir sorun var günde iki tavuk yiyor ve hala doymuyor.