Acil
Yaralı, hasta ve yavru bir yabani hayvan gördüğünüzde ya da bulduğunuzda bize ulaşabilirsiniz. Ayrıca esaret altında tutulan yabani hayvanlarla ilgili ihbarlarınızı da bize bildirebilirsiniz.
Ahmet Emre Kütükçü
Yaban Hayatı Veteriner Hekimi
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
24 SAAT ACİL TEL : 0 535 428 28 13
Trafik Kurbanları
Karakulak Doğaya Salındı
Marmaris’te girdiği bir okulun bodrum katında mahsur kalan Karakulak (Caracal caracal) Marmaris Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak bir taşıma kafesine konuldu. Daha sonra zaman kaybetmeden ormanlık alana götürülen Karakulak doğaya salındı. Yaklaşık 1 yaşında olduğu düşünülen karakulağın annesinden yeni ayrıldığı ve deneyimsizliği sonucu binaya girdiğini düşünüyoruz.
Soğuk Çarpması (Kış Aylarında DİKKAT!) Yabani hayvanlar genelde soğuk hava şartlarına karşı dirençlidirler. Ancak yaz ve sonbahar dönemlerinde yeterli besin bulamamaları ve beslenememeleri kış aylarındaki dirençlerini etkiler. Özellikle kış uykusuna yatan türler için bu çok önemlidir. Sert kış koşullarında yiyecek bulamama, aniden bastıran soğuk hava koşulları, özellikle de nemli soğuk hava başta zayıf hayvanlara olmak üzere soğuk çarpmasına neden olur. Belirtiler lokal ve genel olarak ortaya çıkar. Lokal olarak bacaklar, parmak uçları gibi uzuvlarda donma belirtileri görülür. Özellikle kuşlarda bu bölgeler tüysüz olduğu için daha çok etkilenirler. Damarlardaki daralmaya bağlı olarak kan dolaşımında bozulma görülür. Dolaşım bozukluğu sonucu dokuların beslenememesi donmanın etkilerini hızlandırır ve artırır. Bu bölgelerde donmanın şiddetine göre donma yanıkları ortaya çıkar. Bu yanık bölgeleri mikrop kapmaya müsait olduğundan müdahale edilirken dikkatli olunmalıdır. Donmaya maruz kalan bölge antiseptikli ılık suya batırılabilir ya da üzerine antiseptikli ılık suya batırılmış gazlı bezle kompres yapılabilir. Daha sonra nazikçe kurulanıp pamuk bandaj uygulanabilir. Bandajın basınçlı olmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca ağrı kesici ve enfeksiyon riskine karşı da geniş spektrumlu antibiyotik uygulanabilir. Ancak kesinlikle kortikosteroit verilmemelidir.Soğuktan etkilenen hayvanda genel olarak hipotermi şekillenir. Solunumda yavaşlama, bilinçsizlik ve bitkinlik belirtileri görülür. Hipoterminin tedavisinde eğer veteriner hekime ulaştırılabiliyorsa damar içi ılık sıvı verilebilir. Ayrıca saç kurutma makinesiyle tüm vücuda ılık hava uygulanabilir. Hayvan bir kutuya konup üzerine kızılötesi lamba gibi bir ısı kaynağı da yerleştirilebilir. Direkt ve yüksek ısı uygulamalarından kaçınılmalıdır. Bu tür bir uygulama doku hasarlarına yol açar. Her şeyden önce hayvanı bütünüyle ısıtılmış bir ortamda tutmak en iyisi olacaktır. Kurtlar doğaya döndü
Mart-Mayıs ayları arasında doğan yavruların 12 gün içinde gözleri açılır, 20 günlükken duyma duyuları gelişir ve 21 günden sonrada yuvadan ilk kez çıkarlar. 45 günlükken de sütten kesilirler. Yaklaşık 1 ay yavruların bakımlarını yapan Fatma Karahan yavrularda bazı sağlık sorunlarının baş göstermesi ve bakım ve tedavilerinin yürütüleceği imkanlar bulunmaması nedeniyle bizle irtibata geçti. Kısa süreli bir yazışmadan sonra yavruların Sinop'tan alınarak İstanbul'a getirilmesine ve bakım rehabilitasyon çalışmalarının burada yapılmasına karar verdik. Atlas dergisinin verdiği destekle ve Atlas aracıyla ben ( Ahmet Emre Kütükçü ) grubumuzdan Veteriner Hekimi Volkan Tuncay ve Veteriner Hekimi Tolga Çelik ile beraber 29 haziran çarşamba günü Sinop’a doğru yola çıktık. 28 Haziran sabahı Sinop’a vardığımızda ilk olarak yavruların bakıldığı alan olan Sarıkum geyik üretme istasyonuna gittik. Yavruları görüp genel bir muayenelerini yaptıktan sonra akşam üstü havanın serinlemesiyle beraber yola çıkmaya karar verdik. Akşam 8 sularında yavruları taşıma kafeslerine yerleştirip yola çıktık. Problemsiz bir yolculuktan sonra 29 haziran Cuma sabahı İstanbul’a ulaştık. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilimdalı’nda onlar için hazırladığımız özel bölüme yerleştirdik. Birkaç günlük uyum sürecinden sonra ilk olarak yaşadıkları sağlık problemleriyle ilgili tedavilere başladık. Yavrularla sadece ben ilgilendim. Böylece onların beni sürülerinden biri olarak görmesi ve insanlarla besin arasında bağlantı kurmalarını minimuma indirmeyi amaçladık.
Erkek kurt kafesin kapağının açılmasıyla fırladı ve ormanda kayboldu. Dişiler ise korkup kafesten çıkmak istemedi. Ancak onları da kafesten çıkardığımda ormanda kayboldular. Üçünün de farklı yönlere gitmesi ilk başta beni endişelendirse de onların birbirini bulacağından şüphem yoktu. İkinci gün bıraktığımız bölgeye gittiğimizde ormanda dolaşmaya başladım ve bir anda ağaçların arasından bana bakan o 3 çift gözü görünce yaşadığım duyguyu anlatamam. Bir an bana doğru gelecekler diye endişelendim ve olduğum yerde kaldım. Ancak arkalarına dönüp son bir kez baktıktan sonra ormanda kayboldular. O son bakışları da yetti zaten. Ne diyelim yolları açık olsun.
Türkiye de kurtların durumu nesli tehlike altındaki birçok memeli türüne göre daha iyi durumdadır. Bu kurtları doğaya döndürme çabalarımızın nedeni biyolojik açıdan çok kurtlara olan yanlış bakış açısını değiştirmeye yöneliktir.
Kurtların etobur oluşu ve sürü halinde avlanması onlara karşı olan bakış açısını belirleyen en önemli faktördür. Kurtlar doğal sistemin en etkili elemanlarındandır. Onların yokluğu bitkilerden ayılara kadar tüm canlıları etkileyecektir. Puhu ve atmaca doğaya döndü
Atmaca (Accipiter nisus) ise genel durumu bosuk halde bize ulaştırıldı. Sıvı kaybetmiş ve son derece halsiz haldeydi. Uyguladığımzı tedavi sonucu tekrar sağlığına kavuştu ve onuda Terkos Ormanı'nda doğaya saldık |





Yabani hayvanlar genelde soğuk hava şartlarına karşı dirençlidirler. Ancak yaz ve sonbahar dönemlerinde yeterli besin bulamamaları ve beslenememeleri kış aylarındaki dirençlerini etkiler. Özellikle kış uykusuna yatan türler için bu çok önemlidir. Sert kış koşullarında yiyecek bulamama, aniden bastıran soğuk hava koşulları, özellikle de nemli soğuk hava başta zayıf hayvanlara olmak üzere soğuk çarpmasına neden olur. Belirtiler lokal ve genel olarak ortaya çıkar. Lokal olarak bacaklar, parmak uçları gibi uzuvlarda donma belirtileri görülür. Özellikle kuşlarda bu bölgeler tüysüz olduğu için daha çok etkilenirler. Damarlardaki daralmaya bağlı olarak kan dolaşımında bozulma görülür. Dolaşım bozukluğu sonucu dokuların beslenememesi donmanın etkilerini hızlandırır ve artırır.
Bu üç yavru bozkurt ( Canis lupus ) haziran başında ormanda bulunarak Sinop milli parklar ve doğa koruma şube müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Daha sonra yapılan araştırmada annelerinin avcılarca öldürüldüğü anlaşıldı. Bulunduklarında henüz bir aylık olan yavruların bakımlarını orman mühendisi Fatma Karahan üstlendi.
Yavru kurtlar ilk 11 hafta boyunca yanlarına yaklaşan tüm bireylerin davetine yanıt veriler. Ancak 3 aylık olduktan sonra yanlarına yaklaşan tüm yabancılar bir rakip yada av olarak algılanır. Fakültedeki 2 ayı aşkın süren tedavi,bakım ve rehabilitasyondan sonra 5 eylül sabahı kurtları özel kafesler içerisinde bir minibüse yerleştirdik ben, aracı kullanan Muzaffer Bora arkadaşımız ve İz TV ekibiyle beraber onları doğaya salmayı planladığımız Karabük Yenice Ormanı’na doğru yola çıktık. Yaklaşık 6 saatlik yolculuktan sonra Karabük’e ulaştık ve oradan da Yenice’ye geçtik. Yenice’de bizi karşılayan orman endüstri mühendisi Ahmet Şükrü Elbir’le beraber kurtları salacağımız ormanın derinliklerine doğru yola çıktık. Alana vardığımızda kafesleri araçtan indirdik ve ne olacağına dair bir endişeyle kafeslerin kapaklarını açtık.
Her şeyden önce beni bu süreçte yalnız bırakmayan, bana inanan ve bu hayvanları doğaya döndürme çabama destek veren arkadaşlarıma, hocama ve atlas dergisine çok teşekkür ediyorum. Birçok insan bu kurtların yeniden doğaya dönmesinin imkansız olduğunu söyledi. Ama biz bunu başardık,kurtlarda kendilerine verilen bu şansı değerlendirdiler. Gerçekçi olduk imkansızı gerçekleştirdik.
Bu puhu (Bubo bubo), Büyükşehir Belediyesi Veteriner ve Mezbahalar Müdürlüğü ekiplerince bize ulaştırıldığında aldığı darbe nedeniyle kafa travması geçirmişti. Başında büyük yara bulunan puhu, beyin zarında oluşan ödem nedeniyle torticollis , baş ve boyunun koordinasyonsuz hareket etmesi sorununu yaşıyordu. Başındaki yarayı diktik, ölü dokuları temizlendik. Beyindeki ödemi ilaçlarla giderdik. Sıvı kaybı yaşayan hayvanı, bir ay boyunca midesine indirdiğimiz sondayla (gavaj yöntemi) besledik. Salındığı 1 Haziran 2007'de, başındaki darbenin izi kaybolmamakla birlikte sağlığına kavuşmuş ve avlanabilir durumdaydı. Atlasa ait araçla ben (Ahmet Emre Kütükçü), Tufan Hüseyni ve Gökhan Tan Terkos Ormanına götürdük ve doğaya saldık. Türkiye'de yayılım gösteren 10 baykuş türünden biri olan puhu, 70 santimetreye ulaşan boyuyla bu türler içinde en irisi.